Basında Biz

Ümit Aktaş - Yolda Olmak

http://www.dunyabizim.com/soylesi/26722/umit-aktas-ile-yolda-olmak-kitabi-uzerine-soylesi

Ümit Aktaş ile "Yolda Olmak" kitabı üzerine söyleşi Fatih Pala
Ümit Aktaş'ın Mana Yayınlarından çıkan kitabı Yolda Olmak, bir menzile varmaktan çok yolda olmanın kıymetine vurgu yapıyor. Fatih Pala Ümit Aktaş ile kitap çerçevesinde bir söyleşi gerçekleştirdi. Güncelleme: 05/07/2 Gurubu, haftalık olarak Özgün Duruş gazetesini, aylık olarak Özgün İrade ve üç aylık olarak da Özgün Düşüncedergilerini çıkarıyordu. (Şimdilerde bunlardan yalnızca aylık Özgün İrade yoluna devam ediyor.) Bu üç yayın organında da Ümit Aktaş yazılarıyla yer alıyordu; hatta Özgün Düşünce’nin Genel Yayın Yönetmeni idi hafızam beni yanıltmıyorsa. O günlerde değerli Ümit Aktaş’a “Üstad, sağa baksak siz, sola baksak yine siz. Biz, hep sizi mi okuyacağız?” şeklinde latife yüklü bir soru sormuştum. Özünde çıkışma taşıyor vaziyette dursa da sorum, esasen yazardan hoşnutluğumun ifadesiydi bu. Çünkü üretiyordu daima. Genel geçer değildi hem ortaya koydukları. Gelen, ama kolay kolay geçmeyen türdendi yazdıkları. Evet, yazdı


Yeni Söz - Suriye

Cihad Ve Şiddet Dışı Direniş - Kitap haber

http://www.kitaphaber.com.tr/kitaphaber-yazarlarinin-son-1-ay-icerisinde-okudugu-kitaplar-k2574.html

Cihad Ve Şiddet Dışı Direniş; Ümit Aktaş, Mana Yayınları, Ağustos 2016 1.Bas. İstanbul

Yazar, konuya giriş sadedinde kitabına şu ifadelerle başlıyor; “Şiddet bir ölçüde antropolitik, bir ölçüde siyasal ve kültürel ve hatta belki de ontolojik (fıtratımıza ait) bir sorun. Hele ki İslam dünyası ve Türkiye açısından şiddet, kültürel kodlarımıza dek işlemiş olan, bir türlü üstesinden gelemediğimiz, üstesinden gelmek şöyle dursun, sorunlarımızın çözümündeki neredeyse yegâne siyasal aracımız olan bir sorun.”

Yazar yukarıdaki düşüncelerine ilave olarak şunları da söylemektedir; “ Sosyal, siyasi ve kültürel bir sorun olan “şiddet” neredeyse genlerimize dek işlemiş durumda. Öyle ki bu durum, ekonomik ve siyasi güç devşirmenin bir yolu, toplumsal sorunlarımızı çözebilmenin adeta yegâne aracı olarak görülmekte, akli yetilerimizi bile mefluç hale getirmektedir.”

Cihad, kelime anlamına istinaden “cehd etmek” olarak tanımlanacaksa eğer, o halde, ‘olumsuzluk’ anlamına koşut olarak, salt bir cehd şeklinde okunabilir miydi?

Anadolu Ajansı - Mana Yayınları Röportajı

Anadolu Ajansı - Mana Yayınları Röportajı

http://aa.com.tr/tr/turkiye/islam-dunyasindaki-dusmanlik-cehaletten-besleniyor/685891

'İslam dünyasındaki düşmanlık cehaletten besleniyor' Mana Yayınları kurucusu Kınataş, "Bugün İslam dünyasındaki parçalanmışlık ve düşmanlıklar, cehaletten besleniyor." dedi.  Arapça, Farsça ve İngilizce'den önemli eserleri Türkçe'ye kazandıran Mana Yayınlarının kurucusu Latif Kınataş, AA muhabirine yaptığı açıklamada yayıncılık hayatına 2008’de atıldığını belirterek, "Öncelikle kendimden başlayarak içinde yaşadığımız toplumdaki en temel eksikliği hissettim. Bugün en önemli ihtiyaç nedir dense herkes bunu farklı tanımlar. Ben, en hayati eksikliği, 'hikmet yoksunluğu' olarak gördüm ve hikmetin peşine düştüm." diye konuştu. 

Müslümanların özellikle felsefi düşünce, siyaset bilimi ve sosyal bilimler gibi alanlarda geri kaldığını dile getiren Kınataş, bu bağlamda fikir üretemediğini ve sistem geliştiremediğini düşündüğünü söyledi.


Bir kitap, Kırmızı Minare

KÜLTÜR & SANAT / İSTANBUL - 10.11.2016 11:54
 

Sübhanellezi esra… Kudüs gibi bir aşkı, Filistin gibi bir derdi olan herkesin okuması gereken bir kitap, “Kırmızı Minare”. Mana Yayınlarından çıkan kitapta İzzeddin Kassam ile tutuşan özgürlük meşalesinin bir halkı aydınlatma süreci canlı bir tanığın kaleminden anlatılıyor.

Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas'ın kurucularından olan İbrahim Guşe'nin hatıraları sayfa sayfa Filistin davasının geldiği noktayı anlatmaktadır. 1991 ile 1999 yılları arasında Hamas'ın resmi sözcülüğünü yapan İbrahim Guşe; sadece o dönemin Filistin'ini anlatmıyor. Birçok İslam ülkesinin o dönemde Filistin'e bakışı, Müslüman devletlerdeki yöneticilerle görüşmeleri de kitapta yer alan konular arasında.


Mahfuzat 2, M. Mahfuz Söylemez

http://www.dunyabizim.com/kitap/24936/ibadilik-nedir-ibadilerin-ozellikleri-nelerdir-ibadiler-nerelerde-yasarlar

Mahfuzat 2, M. Mahfuz Söylemez Hoca’nın İslam coğrafyasındaki İbadi bölgelerde yaptığı seyahat notlarının kitaplaşmış hali. Kitapta İslam tarihinde İbadi bölgelerde önemli olayların yaşandığı mekânlar, ilmi ve kültürel kurumlar, kütüphaneler, ilim adamları konu ediliyor. Muaz Ergü yazdı.

Arap Ahlaki Aklı - Kitap haber

http://www.kitaphaber.com.tr/gazali-yeni-eflatuncu-ve-hiristiyan-midir-k2483.html

Gazali, Yeni Eflatuncu Ve Hıristiyan Mıdır? Abidel-Cabiri, 1987 yılında Rabat Edebiyat Fakültesi'nde düzenlenen "Ebu Hamid el-Gazali" sempozyumunda yaptığı sunumda şu ifadelere yer vermiştir. "Gazali Düşüncesi" isimli eserinin sonuç kısmında Arent Jan Wensinck şöyle demektedir:

"Gazali düşüncesi ile ilgili araştırmamızın sonunda, onun etkilendiği üç büyük düşünce sistemi karşısındaki konumunu açıklamaya çalışalım: İlk olarak Gazali Müslümandır. Allah tasavvurunda, O'nu kaza ve kaderi elinde tutan, irade sahibi ve yaratıcı bir ilah olarak düşünürken Müslümandır. Kişiliğini yansıtan takvası ve dini duyarlılığı gibi şahsi özellikleri noktasında da Müslümandır. İslam dünyasında "akla dayanma" 

Çağdaş İslâm Siyaset Sisteminde ANAYASAL MEŞRUİYET

http://www.kitaphaber.com.tr/cagdas-islam-siyaset-sisteminde-anayasal-mesruiyet-k1986.html

Bir zamanlar Müslümanların büyük bölümü, Kur’an’ın, anayasaya mehaz teşkil etmesinden ziyade, bizzat anayasanın kendisi olduğunu “yüksek perdeden” dile getirirdi. Adeta, Kur’an, bir hidayet kitabı olmaktan ziyade, anayasa kitabı idi. Mutlaka, Kur’an, her şeyden önce bir hidayet kitabı olmasının yanında, hükümler içeren yönü itibarıyla da, kanun, daha açıkçası hukuk kitabı olmayı da hak ediyordu. Zira içeriğinde, diğer mevzuların yanında az bir yer kaplıyor olsa da, ahkâm ayetleri belirgin bir özelliğe sahipti.

 Buna rağmen, nedense, onun henüz mücmel hale gelmediğini bildiğimiz Hz. Muhammed(s) dönemini istisna kıldığımızda, ilk halifeden bu yana, ta modern dönemlere kadarki süreçte, Sünni ve Şii cenahta, İslâm’a uygun olup olmadığı bir tarafa, hemen her kesimin, kendi meşruiyetlerini Kur’an üzerinden İslâm’da arandığı gerçeğine bakıldığında dahi, parçacı yaklaşımlarla birlikte, Kur’an’ın bizzat bir anayasal metin olarak düşünülmediğini görmekteyiz…

Yeni Söz - Göçebe Kimlik


sayanim Terörü - İnternet Gazetesi

http://www.yenisoz.com.tr/Sayanim-teroru/haber-1875

Adları ve çalışma biçimleri az bilinen gizli ‘Sayanim örgütü’, sivil görünümlü kişilerden oluşan ve tüm ülkelerinde örgütlenmiş bir terör örgütü. Türkiye’de kaç Sayanim olduğu ve hangi terör faaliyetlerine karıştıkları merak ediliyor.
Yeni Söz / Özel Haber
Eski MI5 görevlisi Annie Machon, İsrail’in 1995’de Londra elçiliğinde patlatılan bombaları MOSSAD’ın tarafından konulduğunu ama faturanın Filistinli davasını meşruiyetini azaltmak için iki Filistinli gence fatura edildiğini yazdı.
2005 yılında İngiltere'nin başkenti Londra Tavistock meydanında meydana gelen ve 38 kişi öldüğü, 700'den fazla kişinin yaralandığı patlamanın zaman, mekân ve sonuçları ele alındığında failinin yine aynı yapı olduğu belirtiliyor.
Kendisini Filistinli olarak tanımlayan, ünlü saksafon ustası, anti-Siyonist Yahudi yazar Gilad Atzmon ise “Göçebe Kimlik” adlı eserinde sarsıcı ifşaatlarda bulunuyor....

Tunus ve Mısır`da İslamcılığın iktidarla imtihanı

http://www.dunyabizim.com/?aType=haber&ArticleID=20472

Fatih Okumuş, 'İslami Hareketin İktidar Deneyimi & Tunus ve Mısır' adlı çalışmasında İslami hareketlerin siyasetle ve iktidarla ilişkilerini, reel siyasetle sınavlarını sorguluyor. Muaz Ergü yazdı. Geride bıraktığımız birkaç yılda özellikle Arap coğrafyası çok yoğun ve beklenmedik hareketliliğe şahit oldu. Büyük halk kitleleri kendilerini yöneten dikta yönetimlere karşı meydanları doldurdu. Statükoya isyan hareketleri sokakları alevlendirdi. Yıllarca diktaların, askeri yönetimlerin, şahların, sultanların baskı ve zorbası altında nefes alamaz hale gelen, ülkelerin üzerine karabasan gibi çöken zalim yöneticilerin zevk-ü sefa içinde süren hayatlarına karşın yokluklarla, yoksulluklarla boğuşan halklar bu çevrimi kırabilmek için ayaklandılar. Bu isyan ve başkaldırılar büyük umutlar meydana getirdi. Aynı zamanda büyük çıkmazları, siyasi durağanlıkları, yönsüz değişimleri de beraberinde taşıdı. Her isyan hareketine karşı statükonun sinsi ve ayak oyunlarıyla dolu işleyişi betondan bir blok gibi yükseldi. Her sahici ve umut dolu değişim hareketlerinin karşısına statükonun setleri dikildi.

Kur`an`ı anlamanın da bir bedeli var

http://www.dunyabizim.com/?aType=haber&ArticleID=20322

Kur'an'ı anlamanın da bir bedeli var Şinasi Gündüz, Kur’an’ı Anlamak & İlahi Vahyin Tarihe Açılımı adlı kitabında Kur’an’ı anlamak ve anlamlandırmanın imkânlarını arıyor. Muaz Ergü yazdı. Güncelleme: 04/05/2015 08:08
Yayınevi Yayınevi İşte Bu Senenin Öne Çıkan Kitapları - I  Beyazıt Meydanı’nda gerçekleştirilen fuara katılacaklar için, yayınevlerinin bu sene çıkan kitaplarına dair bir rehber hazırlamaya çalıştık. Bu listede Profil, İnsan, Beka, İz, Beyan, Büyüyenay, Şule, Pınar-Açılım, Mana, İz ve Dergah Yayınları var. 08/06/2016 08:08 Çeşitli Yayınevlerinden Yeni Çıkan Kitaplar / Mart 2016  Her ay başında, sitemize hangi yayınevleri neler göndermişse onları toplu olarak siz okurlarımızla paylaşıyoruz. İşte Mart-2016 döneminde Dünyabizim'e gelenler... 01/04/2016 14:02 Esed'e göre Kudüs neden dünyanın merkezi?  Tekdüzeliğin olabildiğince fazla olduğu ve çok az şeyin garip olduğu hayatlardan sıyrılmanın yolunu arayan Muhammed Esed’in Doğunun Romantik Olmayan Yüzü’nde amacı, kendi deyişiyle ‘ötekinin yabancılık deryasına dalmak’.. 05/09/2013 08:08 ‘Kur’an, akletmemeye karşı bir manifestodur’  Hamdi Tayfur, ‘Akletme Üzerine’ adlı kitabında, Kur’anî anlamda akletmenin, tezekkür, tefekkür etmenin merkezinin kalp olarak işaret edildiğini belirtiyor.. 05/09/2012 11:11 Hz. Muhammed’in hayatını anlatan roman!  İbrahim Hasan Beygi, Hz. Muhammed’i öyle bir tarzda kaleme aldı ki.. 06/01/2012 08:08 01/10/2016        Şüphesiz ki Kur’an-ı KerimŞinasi Gündüz’ün de belirtt


Bir dönem romanı: Kitabevi

http://haber.star.com.tr/kitap/bir-donem-romani-kitabevi/haber-1004646

ÜMİT AKTAŞ, ŞİİRLERİNİ DE ROMANLARINI DA ŞUURLA İNŞA EDİYOR. AKTAŞ’IN KALEME ALDIĞI KİTABEVİ, GEÇMİŞİ NOSTALJİ TUZAĞINA DÜŞMEDEN KURGULAYAN BİR YÜZLEŞME ROMANI.
SUAVİ KEMAL YAZGIÇ
Mazi bizatihi taşıdığı lezzetten ziyade hatıralarımızda tekrar tekrar kurgulanarak yaşatıldığı için güzel görünür bize. Geçmişe lezzet katan asıl unsur yaşadıklarımız değil hatırladıklarımızdır. Bir yönüyle insanın fıtratının parçası olan nostalji bir yönüyle de modern tüketim toplumunun taleplerine cevap vererek güçlenmiştir. Zira geçmiş bir yüzleşme ve hesaplaşma aracı olmaktan çıkartılınca yani özneler susturulunca geriye üzerine fiyat etiketi yapıştırmaya uygun pek çok nesne kalır.


Haksöz - Yeni kitaplar

http://www.haksozhaber.net/mana-yayinlarindan-yeni-kitaplar-56072h.htm

Mana Yayınları’ndan Yeni Kitaplar “Düşüncede Açılım Manada Derinlik” sloganıyla yayın faaliyetini sürdüren Mana Yayınları, okurları yeni kitaplarla buluşturmaya devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Türkçeye kazandırılan 3 çeviri kitap, ilgilileri ile buluşmayı bekliyor.
Ali Ekber Konuk / Haksöz Haber

Zen / Kadın-Cemile Kadivar

Modern paradigmanın İslam’a açtığı kültürel savaşın önemli cephelerinden biri olan ‘kadın’ meselesini Kadivar, bu kitabında etraflıca ele alıyor. İran’da Kültür Bakanlığı yapmış bir isim olan Ayetullah Muhacirani’nin eşi olan yazar, 90’lardan bu yana ‘Müslüman coğrafya’ ile ilgili yazılar da kaleme alıyor.

1997 tarihli bu çalışmasıyla Kadivar, çokça tartışılan ‘ataerkillik’ bağlamında konuyu irdeliyor. Tezlerini daha çok, halk kültüründe kadim olan temayüllere ve israiliyata dayandırıyor. Yani bugün Müslüman muhayyilede var olan ‘sakat’ kadın algısında israiliyatın önemli etkidi vardır. Bununla ilişkili olarak yine ‘Doğu’ halklarının yaşayışında mevcudiyetini koruyan, kadının yanlış konumlandırılışı, kısa devreler dışında baskın haldedir.

İran özelinde de konuya eğilen başlıklara sahip kitap, rahat bir dile sahip olup sarih üslupla meseleyi inceliyor....


TRT Arab - Latif Kınataş

Dünya Bizim - Ne katar

http://www.dunyabizim.com/ilgilihaber/17813/kitaplara-bizlere-ne-katar-diye-bakiyorum.html

Kitaplara bizlere ne katar diye bakıyorum!

Mana Yayınları 2008 yılında yayın hayatına girdi ve o günden beri telif ve tercümeleri ile dikkat çekiyor. Yayıneviniz kurulurken hangi saiklerle yola çıktı?

Yayıncılık öteden beri sevdiğim, ilgi duyduğum bir alandı. Hatta 1987 yıllarında kısa bir deneyimim olmuştu. Sonraları çok çeşitli uğraşlar içerisinde olsam da bu uğraşlarıma anlam ve bilinç kazandıracak, “Tevhid” ekseni üzerinde hayat sürmemi sağlayan okuma eylemim devam etti. Bu sayede basım yayım dünyası ile de dolaylı süren ilişkim 87’de İlimyurdu Yayıncılık’ın temellerini atmayı sağladı. Burada yayıncılığı sevmemin yanında esas saik, popülist söylemin ve popüler kültürün revaçta olduğu dünyada paradigmatik dönüşüme malzeme sağlayacak, fikir dünyasına dinamizm katacak bir yayıncılığa duyduğum ihtiyaçtır.

Atasoy Müftüoğlu, Muhammed Esed, Raşid Gannuşi gibi hem Türkiye’deki hem dünyadaki önemli isimlerin eserlerini yayınlıyorsunuz. Bu bağlamda yayınevinizin yayın politikalarından bahsedebilir misiniz?

Evet, önemli isimlerin eserlerini Türk okuyucusuna kazandırmaya çalışıyorum; fakat bu isimler meşhur olmaları ile değil ilim ve fikir dünyasına katkılarıyla, kazandırdıkları yeni boyutla önemli… Yani ben eserlerdeki içerik ve düzeyi önemsiyorum. Bu gün yayın dünyasında belki furya denebilecek bir zenginlik görülebilir. Hatta bunun, dezenformasyona/bilgi kirliliğine neden olacak tekasür boyutunda olduğu da söylenebilir. Fakat öncelikler fıkhını ve çağın algısını gözeten nitelikli yayınlara ihtiyaç devam etmektedir. Dar kalıpları kıracak, akıl tutulmalarını çözecek, Allah’ın kurtuluş için öngördüğü ve rahmet olarak sunduğu taakkul-tefekkür-teemmül-tedebbür faaliyetlerine ivme kazandıracak yayınlara ihtiyaç var. Allah’a, insana, varlığa ve hayata dair değişmez gerçekleri, değişen her kuşağa yeniden ve yeni dil ile söyleyecek kitaplara ihtiyaç var.Müslümanca yaşamın, taklidi fıkhın dar koridorlarındaki tıkanmışlığını çözecek ve küreselleşen dünyada önünü açacak derin, kapsamlı aynı zamanda cesur ve özgür yaklaşımlara/yorumlara ihtiyaç var. Bu ihtiyaçları gözetiyorum yayımlarımda… Kısaca özetlemek gerekirse, kitapları yayınlarken “kaç satar” değil “ne katar” diye bakıyorum.

Mezhepçiliğin beslediği tarihsel bellek

http://www.dunyabulteni.net/haber/281491/mezhepciligin-besledigi-tarihsel-bellek

Mezhepçiliğin beslediği tarihsel bellek
Malik Bin Nebi ekolünden bir düşünür olan Muhammed Muhtar eş-Şankıti’nin, The Crusades Impact on Sunni-Shi’a Relations (Haçlı Seferlerinin Sünni-Şii İlişkilerine Etkisi) başlıklı doktora tezi Mana Yayınları tarafından yayımlandı Asım Öz/ Dünya Bülteni - Kültür Servisi

Müslümanlar için tarihin ağır bir yük ve baskı oluşturduğu konuların başında Sünnilik ve Şiilik gelir. Kronik bir ihtilaf olan bu mesele üzerinde binlerce eser kaleme alınmış ve tarihsel hafıza bu konu etrafında oluşan zihniyetin aşılmasını engellemiştir. Savunular ve polemikler bir yana Şiiliğin Müslüman dünyadaki etki alanının daralmasında Haçlı seferlerinin sanıldığından daha fazla etkisinin olmuş olması hayli ilginçtir.

Gelgelelim Haçlı seferlerinin algılanması ve takdim edilmesi konusunda farklılıklar vardır. Ortaçağ boyunca Müslümanlar bu olayı sembolik bir olay olarak ele almamışlardır. Haçlı seferlerinin önemsenen bir olay hâline gelmesi, tıpkı âlem-i İslâm, ümmet, ittihad-ı İslâm vb mevzularda olduğu üzere “modern”dir. Modern öncesi dönemde Haçlı seferleri ile ilgili olarak kaleme alınan sadece bir eser olduğunu hatırlamalıyız burada. Süheyl Zakkar’ın belirttiğine göre Ahmet İbn-ül Hariri tarafından kaleme alınan bu eser on altıncı yüzyıla aittir.


Suriyede Muhalif Olmak - Röportaj

Sakın konuşma! Duvarlar seni duyabilir

http://www.timeturk.com/tr/2013/08/05/suriyeli-muhaliflerin-hayatini-yazdi.html

Sakın konuşma! Duvarlar seni duyabilir AA Katar temsilcisi FeyzaGümüşlüoğlu, Mana Yayınları'ndan çıkan 'Suriye'de Muhalif Olmak, Sakın konuşma! Duvarlar seni duyabilir' adlı kitabı için Suriye Ulusal Konseyi (SUK) ile Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu (SMDK) üyesi 13 muhalifle görüştü. Kitapta, SMDK Türkiye Temsilcisi Halit Hoca, SUK Başkanı George Sabra, Suriye Müslüman Kardeşler lideri Ali Beyanuni, SMDK Hukuk Komitesi Başkanı Heysem Malih gibi muhaliflerin yanı sıra rejimden ayrılarak muhalefet safına katılan eski Suriye Başbakanı Riyad Hicab'ın da yaşam öyküsü yer alıyor.

Haber7 - Kürt Siyasetinde Örgüt Kültürü

http://www.haber7.com/kitap/haber/1007619-kurt-siyasetinde-orgut-kulturu

Kürt Siyasetinde Örgüt Kültürü Bu metinde dile getirilen birçok görüşün genellemeler içerdiğinin farkındayım. Bu durum, bir tarafta kuşatıcı bir resim çıkarma kolaylığı sağlarken birçok ara hali, kategoriyi değersizleştirme riski de taşımaktadır...
Çoğunlukla göz ardı edilen bir resmin açığa çıkarma arayışı maalesef böyle bir riski üstlenmeyi gerektiriyordu. Oysa ara haller çoğunlukla yok sayılan soluklanma aralıklarının yeşerdiği ortam olarak barışın gerçekleşeceği zemini de bize gösteriyor.

Zorluklara odaklanan bu metin barış umudu ile yazıldı. Barışın tarafı olacak bir siyasal örgütlenmenin yapısal zorluklarını görünür kılmaya, önümüzdeki yolda sadece PKK'nin değil herkesin hikâyesine eklenecek düğümü ortaya çıkarmaya çalıştı.

Timetürk - 2 Yeni Kitap

http://www.timeturk.com/tr/2013/03/08/mana-yayinlari-ndan-2-yeni-kitap.html

Mana Yayınları'ndan 2 yeni kitap Mana Yayınları'ndan iki yeni kitap okuyucularıyla buluşuyor.
TIMETURK / Haber Merkezi
Sinan Kızılkaya'nın "Kürt Siyasetinde Örgüt Kültütü" ve Dr. Casim M. Sultan'ın "İslam Tolumu'nun Yeniden Doğuşu 4 / Tarihsel Hafıza" adlı kitapları Mana Yayınları etiketiyle çıktı.
"Kürt Siyasetinde Örgüt Kültürü"

Kitap Tanıtım Yazısı : Bu metinde dile getirilen birçok görüşün genellemeler içerdiğinin farkındayım. Bu durum, bir tarafta kuşatıcı bir resim çıkarma kolaylığı sağlarken birçok ara hali/kategoriyi değersizleştirme riski de taşımaktadır. Çoğunlukla göz ardı edilen bir resmin açığa çıkarma arayışı maalesef böyle bir riski üstlenmeyi gerektiriyordu. Oysa ara haller çoğunlukla yok sayılan soluklanma aralıklarının yeşerdiği ortam olarak barışın gerçekleşeceği zemini de bize gösteriyor.  Zorluklara odaklanan bu metin barış umudu ile yazıldı. Barışın tarafı olacak bir siyasal örgütlenmenin yapısal zorluklarını görünür kılmaya, önümüzde....

M. Yaşar Soyalan - Suriye

http://www.timeturk.com/tr/2013/03/08/emevi-hanedanligindan-esed-diktatorlugune-suriye.html

Emevi Hanedanlığından Esed Diktatörlüğüne: Suriye M. Yaşar Soyalan'ın 'Emevi Hanedanlığından Esed Diktatörlüğüne / Suriye' adlı kitabı çıktı.

TIMETURK / Haber Merkezi

M. Yaşar Soyalan'ın "Emevi Hanedanlığından Esed Diktatörlüğüne / Suriye" adlı kitabı Mana Yayınları'ndan çıktı.
KitapTanıtımYazısı : Bu kitap ne salt kuru tarihi bir metindir ne de sadece son olayları analiz eden, tarihi arka plan ve ruhtan yoksun siyasi bir çalışmadır. Şam merkezli Suriye’nin kadim dönemlerinden başlayarak, bölgenin sosyolojisi ve tarihi arka planı ile bugün yaşananlar arasında bir bağ olduğu gerçeği ve daha pek çok nedenle eleştirel bir okuma yapıldı.

Doğunun Romantik Olmayan Yüzü

haber, hermenotik kuran sünnet

http://www.haber7.com/kitap/haber/935478-hermenotik-kuran-ve-sunnet


Hermenötik, Kur'an ve Sünnet Müslüman müfessirlerin Kur'an ve Sünneti daima sahip oldukları önkabul ve beklentiler ışığında anlayıp tefsir etmeleri bu kitabın konusunu oluşturmaktadır.
EPİSTEMOLOJİK ESARETTEN KURTULMA ÇABASI

Bu yüzden de kitap "HermenötikKur'an ve Sünnet" adını almıştır. Yazar, Müslüman âlimlerin yaptıkları içtihat ve tefsirlerin de "metinlerin tefsiri ve anlaşılmasının müfessirin önkabul ve beklentilerinden bağımsız olmadığı" hermenötik ilkesine dayandığını ve bunun hiçbir istisnası olmadığını göstermeye çalışmaktadır.

Ayrıca bu kitap doğru tefsir, içtihat ve fetvanın temel bir şartı olarak Müslüman âlimleri her asırda başvurdukları önkabul ve beklentileri gözden geçirmeye davet etmektedir. Çünkü dini bilginin tekâmülü bu yeniden gözden geçirme olmadan mümkün değildir. İslam dünyası, Modern Batı Medeniyetinin karşısına çıkardığı oldukça karmaşık teorik ve pratik sorunlardan ancak bu şekilde kurtulabilir.

Bu kitap öncelikle Kur'an ve Sünnet'i anlamak gibi bir derdi olanlara yönelik yazılmış bir kitaptır. Kur'an'a iman edip onunla ibadet etmenin ötesinde onu anlamak ve çağdaş insanın sorularına cevaba dönüştürmek isteyenlerin karşı karşıya olduğu temel sorular vardır:

haber7 - Arap baharı

http://www.haber7.com/kitap/haber/783750-ortadoguyu-sekillendiren-iki-slogan

Ortadoğu'yu şekillendiren iki slogan Gazeteci ve yazar Turan Kışlakçı, Dünyanın kalbi mertebesinde gördüğü Arap Dünyası'nda yaşanan Bahar rüzgarlarının tüm dünya nasıl etkilediğini kaleme aldı.
Arap Dünyası (Batılıların kavramıylaOrtadoğuTuran Kışlakçı'Arap BaharıkitapArap Baharından çıkartılması gereken 23 ders olduğu savunuluyor.

Mana Yayınlarından çıkan kitapta okuru önce 20. yüzyılın başına götüren Kışlakçı, Osmanlı'nın tarih sahnesinden çekilmesinden sonra batılıların Orta Doğu ve Afrika'yı nasıl şekillendirdiğini anlatıyor,

2010 yılının sonu ile 2011 yılının başında Tunus ve Mısır'da başlayan ve kısa süre içinde tüm bölgeyi etkisi altına alan halk hareketlerinde iki slogana dikkat çeken yazar, "Eş-Şa'b Yurid İskate'n Nizam (Halk rejimin düşmesini istiyor ve Eş-Şa'b Yurid İskate'r Reis (Halk Başkanın düşmesini istiyor) sloganlarının yeni bir siyaset dilinin doğduğunun açık kanıtı olarak gösteriyor.

Suriye`de yaşananları anlamak için

http://www.dunyabulteni.net/haber/166160/suriyede-yasananlari-anlamak-icin

Suriyeli yazar Mustafa Halife’nin Salyangoz adlı romanı Suriye’de Baas diktatörlüğünün nasıl bir iktidar örgüsü kurduğunu anlatan bir eser. Ülkesine döndüğü zaman ülkesinin havaalanında Müslüman Kardeşlere üye olmak suçlamasıyla tutuklanan romanın Hıristiyan kahramanı böylesi anlamsız bir suçlama sonucu hapishanede tam 13 yıl geçirir. Asım Öz/ Kültür Servisi 

Hapishane ortamı ve dünyası edebiyatın hiç yabancısı olmadığı bir dünyadır. Bunun nedeni yalnızca yazının konu genişliğinden değil, aynı zamanda epeyce bir yazarın  yaşamının belli bir dönemini zindanlarda geçirmiş olmasından kaynaklanır. Cumhuriyet tarihi boyunca hapishaneler bu ülkede hep sorun oldu. 1920'lerden itibaren Türkiye hapishanelerinde yazarlar eksik olmadı. 1940'larda, Nâzım Hikmet, Necip Fazıl,Sabahattin Ali,Orhan Kemal, Kemal Tahir gibi yazarlar, ağır hapis cezalarına çarptırıldılar. Bu hapishane deneyimleri aradan geçen yıllar içinde, çeşitli biçimlerde edebiyata yansıdı Nâzım Hikmet en güzel şiirlerini Ankara, Çankırı ve Bursa Hapishanelerinde yazdı. Her defasında severek okuduğumuz ve dinlediğimiz "Başın öne eğilmesin, aldırma gönül, aldırma" dizelerinin sahibi Sabahattin Ali, bu şiiri 1933 yılında Sinop Hapishanesi'nde yazdı.

1952'de İstanbul Harbiye Askeri Cezaevi'nde yatan şair Ahmed Arif ise; "Bir ufka vardık ki / yalnız değiliz sevgilim / Gerçi gece uzun / Gece karanlık / Ama bütün korkulardan uzak / Bir sevdadır böylesine yaşamak" diyordu.

Özellikle de cezaevi ortamında hiç de eksik olmayan  işkencenin kaldırılması için yazarlardan hukukçulara değin yorulmak bilmez mücadele ise insan hakları mücadelesinin bir parçasını oluşturur. 


Ünlü Müslüman düşünür Şankıti İstanbul`da

http://www.timeturk.com/tr/2011/04/14/unlu-musluman-dusunur-sankiti-istanbul-da.html

Ünlü Müslüman düşünür Şankıti İstanbul'da İslam dünyasının tanınmış düşünürlerinden Dr. Muhammed Muhtar eş-Şankıti İstanbul'da. Şankıti bugün ve yarın İstanbul'da seminer verecek. Seminere tüm İstanbulular davetlidir.

Haber Merkezi / TİMETURK

İslam dünyasının tanınmış düşünürlerinden ve Timeturk yazarı Dr. Muhammed Muhtar eş-Şankıti İstanbul'da. Bugün (Perşembe) saat: 2:30'da İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde "Tarihten Bugüne Şii-Sünni İlişkileri" ve yarın Cuma saat: 19'da Fatih Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi'nde "Türk-Arap İlişkileri ve Yeni Ortadoğu" üzerine konferans verecek olan Şankıti'nin Türkçe'ye tercüme edilmiş üç kitabı bulunuyor. Şankıti'nin Mana Yayınları arasından "Siyaset Fıkhı" ve "Siyasi Fetvalar", Çıra yayın

Babam Mevdudi kitabı sizi çok etkileyecek

http://www.timeturk.com/tr/2011/03/09/babam-mevdudi-kitabi-sizi-cok-etkileyecek.html

'Babam Mevdudi' kitabı sizi çok etkileyecek Hind-alt kıtasının yetiştirmiş olduğu İslam dünyasının gözbebeği büyük İslam alimi Ebul A’la Mevdudi’nin hayatı bu kez kızının gözüyle Türkçe’ye aktarıldı. “Babam Mevdudi” kitabı herkesi çok duygulandıracak…
Haber Merkezi / TİMETURK

İslam dünyasının tanınmış Pakistanlı alimlerinden Ebul A’la Mevdudi’nin hayatı kızının dilinden Türkçe’ye aktarıldı. Kızının kaleme aldığı “Babam Mevdudi” kitabı, Hind alt kıtasının yetiştirmiş olduğu bu alimi evinin içinden tanımanızı sağlıyor. Kalemiyle ve nefesiyle İslam ümmeti için gecesini gündüzüne katan ünlü İslam alimi Mevdudi, annesi, eşi ve çocuklarıyla olan ilişkileriyle de herkesi duygulandıracak. 

Hilal Tv - Bitmeyen savaş

HaberName - Mana Yayınları

Kültür Sanat dünyasının lokomotif ilçelerinden Fatih'te İslami düşünceleri içeren yayıncılık konusunda lokomotif yayınevi oluşturmak isteyen yeni bir oluşuml kapılarını "ya Allah" diyenlere açtı

Türkiye'nin kültür sanat ve yayıncılık denilince akla ilk gelen ilçelerinden biri olan Fatih'te yeni bir mekan kapılarını İslamiyet'e gönül verenlere sonuna kadar açtı. Sofular Mah. Ali Emri Sok. No.7 Fatih İstanbul adresinde faaliyete geçen İlim Yurdu'nda toplantı, panel ve sohbetlerin yanı sıra yayıncılık faaliyetleri de yapılıyor. 

Mekanın mimarı Latif Kınataş, İlim Yurdu'nda İslamİslami düşünce eksenli yayınlar da yaptıklarını belirtiyor. 

Dünya Bizim

http://www.dunyabizim.com/ilgilihaber/2166/mana-yayinlari-neler-yapacak.html


Mana Yayınları neler yapacak?
Yayın dünyasını  meşgul eden onlarca sorunun olduğunu bilir, bunları sıkça duyar, konuşuruz. Her geçen gün birtakım yayınevleri camiadan silikleşir, kitap yayımlamakta güçlük çeker, matbaaya, yazarına ödemesi gereken maddi karşılığı veremezler.

Yılda birkaç  kez fuarlar olur. Sanki okur, yayınevine sahip çıkacak gibi bir eğilim gösterir. O da neticesiz kalır. Birileri kendi yağında bile kavrulamazken birileri alır başını gider. Gücüne güç katar. Kaderin her türlüsüne alışıktır yayıncı. Yürek işidir. Sabır, sebat ister. Savaşmak ister. Dava da… Her yiğidin harcı olamamaktır yayıncılığın bir diğer adı.

İşbu sebeplerden meydana çıkıp da yüksek sesle, delidolu bir manifestoyla yayıncılık yapmak arzusunu ilan edenler büyük bir iltifatı hakedenlerdir. 

 

Çocuk dünyasına açılan yeni bir kapı

http://www.haber7.com/kitap/haber/446917-cocuk-dunyasina-acilan-yeni-bir-kapi

Çocuk dünyasına açılan yeni bir kapı Çocuklar için bugüne dek birbirinden renkli, birbirinden cazip, birbirinden al benili kitaplar yayınlandı. Ama onlara farklı bir kültür dünyasının ve edebiyatın kapısı hiç açılmadı. Neva çocuk o kapıyı açan ilk yayınevi oldu.
Tıpkı oluşturduğu özgün anlatım dili ve görsel estetik ile artık dünya çapında Fransız sinemasına rakip olan Fars Sineması gibi Fars çocuk edebiyatı da özgün bir dil ve etetik geliştirmiş durumda. Ancak batılı edebiyatın baskın propagandası ve pazarlama gücü sayesinde bu edebiyat da tıpkı Fars sinema ürünleri gibi bizim dünyamıza şimdilik teğet geçiyor.

Ancak Neva Çocuk Yayınları, o dünyanın farklı lezzetini de çocuklara ulaştırmak için ilk adımı atan yayınevi oldu. “Çağdaş Çocuk Hikayeleri” dizisinden çıkan on kitaplık serinin 9 tanesinin tamamı Farsça’dan çevrilmiş. İçinde İranlı yazarların ağırlıkta olduğu dizide sadece Claire Jobert tarafından kaleme alınan Minik Farenin Duası adlı kitap farklı.  

Kudüs`e Kırmızı Minare`den bakış

http://www.haber7.com/kitap/haber/442891-kuduse-kirmizi-minareden-bakis

Kudüs'e Kırmızı Minare'den bakış Kudüs her zaman olduğu gibi gündemin yine en üst başlıkları arasında yer alıyor. Mahmud Abbas ile ilgili iddilaar gözleri bir kez daha Hamas'a çevririken, bu örgütün eski resmi sözcüsü de Hamas ruhunu anlattı.
Bir yandan Radikal dinci Yahudilerin, Musevilerin en kutsal günü sayılan Yom Kippur'un (Kefaret Günü) arefesinde El Aksa Camiine düzenlediği baskın sonucu Haremüşşerif ve Kubbedüssahra başta olmak üzere yaşanan olaylar, bir yandan BM Güvenlik Konseyi'de İsrail'in Gazze'ye yönelik son insanlık dışı saldırısıyla ilgili tartışmalar gözleri yeniden Kudüs'e çevirdi.

Hıristiyan`a Müslüman diye işkence!

http://www.haber7.com/kitap/haber/441410-hiristiyana-musluman-diye-iskence

Hıristiyan bir Arap, "ben Allah'a bile inanmam" diye haykırdığı halde zindanlarda tam 13 yıl İhvan-ı Müslimin üyesi sanılarak işkence gördü. Ama talihsizliği bununla sınırlı değildi, Müslümanlar da ona farklı gözle bakıyorlardı.
Bütün ailesi Fransa'ya göç etmiş olan Suzan, muhabbet duyduğu Suriyeli Katolik Hristiyan Arap gencine Suriye'ye dönmemesi için yalvarır ve Paris'te kalıp kendisi ile yaşamasını ister.

"Suzan, ben vatanımı seviyorum. Şehrimi seviyorum. Bu boş ve anlamsız bir romantiklik değil. Aksine bilinçli ve köklü bir his. Mahallemizdeki eski evlerin duvarlarına kazılmış yazılar hâlâ hafızamda. Onlmarı özlüyorum" der ve genç kızın dudaklarına son bir öpüpücük kondurarak Orly havaalanınıdan vatanına doğru umut uçuşuna başlar.

Kırmızı Mİnare

http://arsiv.ajans5.com/detay/2009/09/25/kirmizi-minare-ibrahim-gose.html

Kırmızı minare: Doğduğumuz yer, çocukluk ve ilk gençlik günlerimiz... Sanki bir su tasının hep en dibinde durur... Tas dolar ve taşar, dolar ve taşar... Ama dibi, hep ilk günkü tazeliğinde durmaya devam eder. Bellekle bilinç arasındaki tutkulu macera kadar etkileyici olan ne var? Hepimizin hayata bakan gözlerini, çocukluk hatıraları kurmuyor mu? İnsan tekinin o göz yaşartıcı varoluş mücadelesinin sırrı, henüz çocukken yazılmaya başlanan hayat mektubunda saklı... İlk felsefeciler, çocukluk çağını henüz üzeri doldurulmamış beyaz bir kağıda benzetirler. Biz büyüdükçe, hayata dair yazılmış mektubumuz da kısım kısım dolar...

Milli Gazete - Manalı Kitaplar

http://www.milligazete.com.tr/haber/Mana39li_kitaplar/123705

'Mana'lı kitaplar

Yayın hayatına yakın dönemde atılan Mana Yayınları okuru ilk etapta sekiz eserle buluşturdu. Yusuf İmamoğlu'nun "Niçin İslam" adlı eseri İslam'ın insanda varolan yol göstericilik ihtiyacını karşıladığına değiniyor. Kitapta adalet, özgürlük ve mutluluk nedir, Batı Medeniyeti, sosyalizm ve Mistisizm ne vaat ediyor sorularının cevabı aranıyor. Ahiret konusuna da eğilinen kitapta çözümün İslam'da olduğu vurgulanıyor. Yazarın ikinci kitabı ise "İslam'ın Temelleri" başlığını taşıyor. Kitapta İslâm, Kelime-i Tevhid/ Şehadet Etmek, Namaz, Oruç, Zekât, Hac ve Kurban konuları da yer alıyor.

Mana Yayınları'ndan çıkan diğer dört kitap ise Nuri Yılmaz'a ait. "Temel Kavramlar-1"de Kur'an'da en fazla kullanılan temel kavramlar inceleniyor. Vahiy, Kur'an, Nebi, Resul, Sünnet, Sünnet-i Resul'ün dikkatlere sunulduğu kitap, kavramların önemini de ortaya koyuyor. Yılmaz'ın "Bitmeyen Savaş" adlı kitabı ise hak-batıl savaşına eğiliyor. Süregelen savaş, Allah'ın yolu üzerinde kurulan tuzak (Yahudilik, Hristiyanlık, Maddeci medeniyet-materyalizm), şeytan tuzak nasıl işliyor, ne yapmalı kitapta yer alan konulardan bazıları. Tarihin derinliklerinden gelen tecrübe, İslam'a göre birey ve sorumlulukları, mücadeleyi doğru anlamak konuları "Allah Yolunda Yürürken"de ele alınıyor. Nuri Yılmaz, "Müslüman Olmak"ta İslam'ın hayatta gerçekleşme yoluna dikkat çekerken Müslüman kimdir sorusunun da cevabını arıyor.